«
Babil Antik Kenti Sürgünü

Babil Antik Kenti Sürgünü, Mezopotamya Bölgesi’nin önemli kentlerinden biridir. M.Ö. 4000 yıllarına kadar dayanan tarihi, kenti antik dünya tarihinde önemli bir yere sahipliği yapmaktadır. Babil Kenti, Eski İmparatorluk döneminde, Sümerler, Akadlar, Amoritler ve Babiller tarafından yönetilmiştir. Kent, M.Ö. 626 yılında Medler tarafından ele geçirilmiştir.

Lakin Babil Kenti, her şeyden önce özellikle Marduk Tapınağı ile ünlüdür. Bu tapınak, kentteki en önemli yapılardan biridir ve Sümerler, Akadlar ve Babiller tarafından kullanılmıştır. Aynı zamanda kentteki diğer önemli yapılar arasında, Esagila Tapınağı ve zigguratlar yer almaktadır.

Babil Kenti, ayrıca M.Ö. 6. yüzyılda, Nabonidus tarafından restore edilmiştir. Nabonidus, kentteki eski yapıları yeniden inşa etmiş ve onları kendi tarzına göre dekore etmiştir. Bu nedenle, kentteki yapılar bugün hala Nabonidus tarafından yaptırılmış olan dekorasyonları taşımaktadır.

Babil Kenti, bugün Irak’ta yer almaktadır ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Kentteki kalıntılar, arkeolojik kazılar ile ortaya çıkarılmıştır ve bugün birçok müze ve sergi alanlarında görülebilmektedir. Kentteki tarihi ve kültürel değerler, ziyaretçiler için önemli bir turistik cazibe merkezi oluşturmaktadır.

Son olarak, Babil Kenti, hem tarihi hem de kültürel açıdan önem taşıyan önemli bir yerdir. Kentteki kalıntılar, antik dünya tarihine ışık tutmakta ve bugün hala ziyaretçiler için cazip bir turistik merkez oluşturmaktadır. Kentteki tarihi ve kültürel değerler, ziyaretçiler için önemli bir fırsat sunmaktadır.

Babil Antik Kenti Sürgünü

MÖ 6. yüzyılda Mezopotamya’da hüküm süren Babil İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen bir olaydır. İmparatorluk, halkının büyük bir kısmını Asur İmparatorluğu’nun ve onun kontrolü altındaki diğer bölgelerde sürgüne gönderdi. Bu sürgün, halkın kültür ve dilini yok etmeyi amaçlamıştı.

Sürgün, Babil İmparatorluğu’nun gücünü zayıflatmak için Asur İmparatorluğu tarafından yapılıyordi. Ayrıca, Asurlar tarafından ele geçirilen bölgelerin halkının Babil halkının yerine konulması planlanıyordu. Bu nedenle, Babil halkı sürgüne gönderilip yerlerine Asur halkları getirilmişdi.

Sürgün, halkın dilini ve kültürünü yok etmeye yönelik bir politika olarak görülmekte. Lakin sürgün edilen halkın geri dönüşünü engellemek için yapılmıştır. Babil halkı, sürgün edildikleri yerlerde kendilerine ait dil ve kültürü koruyamadılar.

Babil Antik Kenti Sürgünü Sonuç

Sonuç olarak, bu sürgün, Mezopotamya tarihinde önemli bir olaydır ve zaten halkın dil ve kültürünü yok etme amacını taşımıştır. Ayrıca, günümüzde Babil halkının kültürü ve dilinin yok olduğu söylenemez, çünkü Mezopotamya’da hala varlıklarını sürdürmektedirler.

BABİL ANTİK KENTİ SÜRGÜNÜ DANİEL VE KRAL DAREUS

eski ahitler

Eski Ahit’te geçen ve yahudilerin Babil sürgünü ve sonrasını temele alan etkileyici bir hikayedir, aslında tek tanrı inancının güçlü bir yansıması ve propaganda niteliği taşır. Bilindiği üzere babil imparatorluğu Kudüs’ü işgal etmiş ve Yahudi toplumunu babile getirerek esir etmiştir.

Bu acı dolu yıllar Yahudi toplumu için olgunlaşma evresi olarak geçer, zira bu dönem Mezopotamya pagan gelenekleri yahudiliğe girmiş ve Yahudi inancını şekillendirmiştir.

Bu dönem sonrası özellikle dikkatimizi çeken bir hikaye vardır. DANIEL ve KRAL DAREUS arasında yaşanan etkileyici hikayede DANIEL pers İmparatoru DAREUS’un hizmetinde değerli bir devlet adamıdır.

Yahudi geleneklerinden gelen tek tanrı inancı baskın gelmekte pagan geleneklerine itaat etmemektedir, bu durum babil toplumunda tanrı kral sıfatını taşıyan Kralı ve çevresindeki diger danışmanları rahatsız etmektedir dürüst ve ahlaklı biri olan Daniel’e karşı birleşip çeşitli enrikalarla onu Aslan dolu mağaraya attırırlar eğer yahudilerin Tanrısı kudret sahibiyse onun kurtaracağını tekrar aydınlığa kavuşuracağını görmek isterler.

daiel ve aslanlar

Daniel geceyi aslanlarla birlikte geçirir ancak, zarar görmeden sabaha kavuşur ve sabah mağaraya kontrol etmek için gelen danışmanlar bu sahneyi şaşkınlık içerisinde karşılar bu duruma öfkelenen kral diğer danışmanları Aynı mağaraya attırır ve Aslanlar tarafından vahşice parçalanırlar.

Bu hikaye propaganda niteliği dışında sabrın ve dürüstlüğün ifadesi olarak kabul edilnektedir. Tablo BAROK Dönemin başarılı örneklerinden biridir.

Özellikle RUBİNS bu eserinde BAROK üslubu ustaca kullanılıp ve Daniel’in bulunduğu inin kapağının açılış sahnesi, gergin ruh hali ustaca betimlenmiştir.

katkılar arkeolog yazar mehmet aslan


babil kategorisine göz atın:

yazıya git

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Google'da Biz