«

Antik çağ heykelleri Renkli miydi?

Antik Çağ Heykelleri. Antik çağ heykelleri sanılanın aksine büyük beyaz görkemli tapınaklar’da yada bembeyaz heykellerde kaplı değildi, Aksine çok renkliydi ve çok renkli bir dünyaya sahipti antik dönem.

İşte bu yazımızda bu yanılgıdan bahsedeceğiz. 19.yüzyılın başlarında araştırmacılar yada meraklılar ikiye bölünmüş durumdalar, yani bir grup diyor ki heykeller renkli diğer grup ise renkli olmadığını savunuyor işte bu kazıların başlaması araştırmacılara büyük bir avantaj sağlamıştı.

Bu kazılar sırasında renklerini kısmende olsa koruyan heykeller bulunmuş mesela atina ankropolü bu konuda çok zengin bir alan yani bu alanda atina ankropolünde çok fazla sayıda adsk heykeli bulunmuş ve bunların pek çoğu renkli heykeller.

Örneklere bakacak olursak bunlar çoğu büyük bir kısmı atina ankropolün’den çıkmış ve atina ankropolünden çıkmış renkli heykeller, “heykeller renkliydi veya renksizdi tartışmasını sonlandırmış.” Bunu tabiyki sadece atina ankropolün’den çıkan heykellere dayanarak söylemiyoruz, yani sonrasında da yapılan kazılarda günümüzde de yapılan kazılarda artık görüyoruz ki pek çok renkli heykel yada yada boya kalıntısına sahip heykel bulunuyor ve günümüzde artık eminiz ki heykeller antik dönemde yada yapılar antik dönemde boyalı renkliydi yani bu şüphe tamamen şuanda kalkmış durumda.

ŞÖYLE BİR ÖRNEK VERELİM;

Bu çektiğimiz fotoğraf denizli pamukkale Hierapolis müzesinde yer alan bir heykel. Dikkatli bakacak olursanız saçlarındaki sarı buklelerinde ki sarı rengi görebilirsiniz. Bunun yanı sıra biz bu fotoğrafı çektiğimiz de biraz daha yüksekte kalıyor, çünkü bu heykel bu detayı çekerken fark etmemiştik çektikten sonra gördük. Dikkatli bakacak olursanız giysisinde de bir boya kalıntısı görüne biliyor kavun içi rengi oda günümüze kadar neredeyse hiç bozulmadsn ulaşabilmiş o kısımda o renk ve giysininde bu renkte olduğunu zaten o kısımdan anlayabiliyoruz, Yani müzelere gidecek olursanız böyle küçük sürprizler karşınıza çıkabilir. Heykellere dikkatli bakmakta fayda var ne zaman neyin karşınıza çıkıcağı hiç belli olmuyor, heykeller incelemesi de oldukça zevkli bir konudur o yüzden müzelere gittiğiniz de mutlaka heykellere dikkatli bir şekilde bakın boya kalıntılarını kesinlikle görebilirsiniz.

Yazımızın başından beri bol bol renkli heykel çalışması görüyoruz pek çok sıradışı bir renk var ve bunlar günümüz sanatçılarının araştırmacıları’nın uydurduğu şeyler değil mikroskopla yapılan pigment analizlerinin sonucunda ortaya çıkarılan renklerdir bunlar yani pek çoğu sıra dışı gibi duruyor hatta daha bi sokak ağızı hitabıncs “cıvık” duruyor ama bunla dediğimiz gibi mikroskop analizleriyle pigment analizleriyle sonucunda ortaya çıkartılan renkler son derece renkli bir dünya yaşamış olduklarını başta bu yüzden söyledik yani çok ilginç ve çok uçuk renklerin de kullanıldığı örnekler var.

Belki Halâ alışabildiğimiz şey değildir renkler heykeller yani gözümüze garip gelebilir bu konuda hepimizin düşüncesi farklı olabilir. Renkli heykellerin pek çok kişiye garip gelmesinin sebebi alışkanlıklarımızın yanı sıra yani bizler hep beyaz heykeller görmeye alıştığımız için renkli heykeller bize garip gelebiliyor. İşte bu bir sebep yani bunun yanı sırada heykellerde’ki renkler bizim zihnimizde oluşturduğumuz antik dünyaya çok uymuyor yani bizim zihnimizde oluşturduğumuz bir antik dünya var bir de destansı bir dünya var bir de masalsı bir dünya var renkli heykeller zihnimizde oluşturduğumuz antik dünyaya çok uymuyor yani bizim zihnimizde oluşturduğumuz bir antik dünya var, birde destansı bir dünya var masalsı bir dünya var renkli heykeller bizim zihnimizde yarattığımız destansı dünyadan apayrı bir anlam taşıyor. Yani ana sorun burada o yüzden bize bu heykeller son derece garip geliyor.

Özellikle bazı heykeller çok farklı bir dünyanın zamanın ve çok farklı insanların izlerini taşıyor ve günümüzden farklı bir bakış açısına sahip olduğunu bize hissettiriyor ki. Burada da onların örneklerini görüyoruz ve bu özellikleri onlara bizim gözümüz de büyütüyor ve çok farklı bir yerde zihnimizde konumlandırmaya neden oluyor, Ama renkli hallerini görünce ve hergün gördüğümüz kullandığımız renkler olunca bu renkler, heykellerin o gizemi tılsımı bozuluyor.

Mesela devasa bunları yayan savaşlar yöneten Tanrı Apollo’nun bu şekilde adeta bir kuneri gibi görmek bizde bir hayal kırıklığı yaratabiliyor. Bizim zihnimizde ki Apollo çok farklı olabilir çoğumuz apollonu soldaki gibi gördüğümüz beyaz ve destanlı haliyle tanımışızdır, ama birden bire böyle renkli gördüğümüz zaman hepimize çok garip gelebiliyor ve dediğimiz gibi bu bizim zihin dünyamızda’ki apollon’la bu çok özdeşleşen çakışan bir şey değil taşların yerine oturmaması gibi.

Mesela bizim zihnimizde oluşturduğumuz bir dünya ve bir gelenek var o geleneğe çok ters gelebiliyor bu renkli heykeller o yüzden de pek çok kişiye garip gelebiliyor bu renkli heykeller..

Ama dediğimiz gibi bu çizdiğimiz bakış açısı tamamen bizim alışkanlıklarımız’la ilgili yani denksel olarak benimsettiğimiz için boyalı heykeller bize daha basit ve bünyevi geliyor. Heykellerin yanı sıra yapılarda’da boyanın kullanıldığını söylemiş olduk.

Mesela burada bakacak olursanız augustus’un yani ilk roma imparatorunun barus sunağını arapakisini görüyoruz ve ondan filizler görüyor detaylar görüyoruz.

Arapakis farklı zamanında tam olarak böyleymiş yani günümüzde artık lazerler ile ışınlar ile yapılarda renklendirilebiliyor..


.arkeoloji ve gezi

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorumlar

Google'da Biz